Borsa
Lübnan Savaşı ve Piyasa Dalgalanmaları: 4.328 Can ve 12.227 Yaralı İştahsız Borsa Performansı
724FinanceCaner Yılmaz

İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a yönelik hava saldırıları sırasında kaybedilen can sayısı 4.328 olarak açıklanarak, 12.227 kişinin yaralandığı bildirildi. Lübnan Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, ülke genelinde 1 milyonun üzerindeki insanın yerinden edilmesiyle birlikte, ABD Başkanı Donald Trump dışişleri bakanı Hakan Fidan'ın arabuluculuğunda 14 Haziran'da yer alan müzakerelerin ardından iki ülke arasında 14 maddelik bir mutabakata varıldığı duyurulmuştur.
Savaşın Jeopolitik ve Piyasa Etkileri
İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde yoğun saldırılar başlatarak birçok yerleşim birimini işgal etmiş. Bu gelişmeler, bölgesel istikrarın güvencesini zedelediği gibi, enerji geçmişleri ve sigorta primleri üzerinde de doğrudan bir etkisi olabilir. ABD'nin 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, 17 Nisan'da başlatılan ateşkesin 3 hafta daha uzatılması kararı alınmıştı. 14-15 Mayıs tarihlerinde yapılan üçüncü tur görüşmelerin ardından ise ateşkes 45 gün uzatılmıştı.Finansal Riskler ve Yatırımcı Dikkat Çekici Noktalar
- Savaşın sürdürülmesi halinde, bölgesel yatırımcılar için risk primleri artabilir. - Enerji emtiaları fiyatlarında dalgalanmalara yol açabilir, özellikle Orta Doğu'daki petrol ve gaz akışları tehdit altında olabilir. - Sigorta sektörü, doğal afet ve insani krizlerle ilgili teminat ödemelerinde baskıya maruz kalabilir. - Küresel likidite, jeopolitik gerilimler nedeniyle Merkez Bankaları tarafından yönetilmeyecek düzeyde zorlaşabilir.Caner Yılmaz: Piyasalar bu tür jeopolitik gelişmeleri, özellikle Lübnan gibi konumuzun coğrafi olarak stratejik olduğu bölgelerde, sadece insani açıdan değil, aynı zamanda likidite, enerji ve sigorta risklerine göre değerlendirmek zorundadır. Ateşkes uzatılması kısa vadede istikrarı konuşlandırabilir, ancak uzun vadede bölgesel riskin kısa vadeli fırsatlar haline gelmediği de bir gerçek. Ichimoku bulutları ve Fibonacci düzeltmeleriyle yaklaşılan BIST 100, bu tür gelişmelerden kaçınmak için daha çok içsel güçlere ihtiyaç dukacağını gösteriyor.